Kitap Özeti – Aşkın Resmi – Serdar Özkan

Kitap Özeti – Aşkın Resmi – Serdar Özkan

 

Serdar Özkan’nın daha öncede bir kitabını okumuştum; Kayp Gül.  Daha sonra o kitabın devamları çıktı ama okumamıştım. Hep öyle olur ya, ilki tutunca ticari beklentilerle  hemen ikini üçüncüler yapılır film de olsa  kitap da.. O yüzden pek ikicilerle ilgilenmem.  Aşkın resmi de tesadüfen elime geçti.

Hemen bir çırpıda okunacak bir kitap.  Kısa cümleler insanı yormayan bir tarz oldukça açık seçik anlaşılır bir dil. Tebrik etmek lazım.

 

Konu Aşk. Manevi aşka uzanan yol.

 

Özet değil bu sefer kitaptan alıntılar yaptım, buyrun aşağıda:

“İnsanlar bilinmezden çekinirler, anlayamadıkları şeylerden ve kimselerden uzak durmaya çalışırlar”

“Eğer gerçekten birbirimiz içinsek, yollarımız mutlaka kesişecek. Nerede olursak olalım, nereye gidersek gidelim.”

“işin güzel yanı da bu zaten, bilmemek. Nereye gittiğini biliyorsan, sadece bildiğin yerleri görürsün, ama kaybolmuşsan, hiç bilmediğin yerler çıkar karşına, hiç bilmediğin güzellikleri keşfedersin.”

“Bildiğimiz bir yere doğru giderken kendi yolumuzu, kaybolduğumuz zaman ise Tanrı’nın yolunu takip ederiz. Tanrı’nın, yolu benden daha iyi bildiğine ve beni, benim istediğim yerden daha iyi bir yere götüreceğine tüm kalbimle inanıyorum.”

“İçim “git” diyorsa mutlaka gitmemi istediği bir yer vardır. ‘Ara’ diyorsa mutlaka bulmamızı istediği bir şey vardır.”

“Denemeye, şans vermeye, keşfetmeye  değer. Çünkü hayatın, güzelliklerini size nerede ve kiminle sunacağını bilemezsiniz.”

“Yapmak istemediğini iyi bilirsen ve ona sırtını dönersen, yapmak istediğin karşında durur. Dene ve gör.” (bana göre en güzel tespit bu:) )

“Bildiğin soruları sorma, evlat. Buraya sırtını dön ve yürü. Ya da sür, ya da uç, ama git. Gitmek isteyen ruh, durduğu zaman sadece hastalık saçar.”

“Tanrı gerçeğe götüren detayları bize hiç beklemediğimiz anlarda, hiç beklemediğimiz yerlerde, hiç beklemediğimiz vesilelerle sunabilirdi. Hayallerle bile.”

“Bazı kelimler vardır, onlardan insanlar aynı şeyi anlar. Çay kaşığı gibi. Bazı kelimeler vardır, ondan anlaşılan şeylerin sayısı, yeryüzündeki insan sayısı kadardır. Aşk gibi. Bir şeyin anlamı çoğaldıkça anlaşılması güçleşir, belki de imkansız olur. Sanırım bu durum en fazla aşk için geçerli.”

“Hayalperestliği seviyorum. Çünkü beni özgür kılan bu. Yanılmayı, yanlış yapmayı da seviyorum.Bazen en güzel şeyler yapılan yanlışlar sonucu ortaya çıkar. Yanlış evlilikten olan çok güzel bir çocuk gibi.”

“Bugüne kadar milyonlarca canın kurtulmasına vesile olan Penisilin bir yanlış sonucu bulunmuştur.”

“Şüphelerle yola çıkamazsınız. Daha köşeyi dönmeden yavaşlatırlar sizi. Önce yavaşlatır, sonra durdururlar ve sonra gerisin geriye dönersin başladığınız noktaya.” “Şüphelerle yola çıkmaktansa yanlış yapmayı yeğlerim.”

“Sevgiyi sevdiğinden uzaklşarak öğrenemezsin, kendini, aynana sırtını dönerek bilemezsin. Hayatı da kendini tanımadan anlayamazsın.”

“Aşkı keşfetmek isteyen kendini unutmalı.”

Ayna, senin karşında sana senin görmediğin şeyi gösterir. Kendini. Sen deniz olsan bile, kendini görmek için bir aynaya ihtiyacın vardır. Ve derler ki, sevgili, sevgilinin aynasıdır.”

“Hayatta çoğu zaman kendi kararlarımı kendim almayı savunurum çünkü hayatımdan ben sorumluyum ve kararlarımı benim adıma başkasının almasına izin verirrsem,  o zaman hayatımın sorumluluğunu da onlara yüklemiş olurum.”

“Bir insan kendini herkesten çok tanısada -kendi yolunu kendisinin seçmesi en mantıklı seçenek olarak görüünse de- ona kötü kararlar aldıracak bir sürü içsel düşman vardır; korkular, endişler, cesarretsilik, gurur, benlik duygusu, vs.”

“Önemli olan neye niyet ettiğindir. Sevgiye mi, gurura mı? Cesarete mi, korkuya mı? Bağlılığa mı, kopukluğa mı? Birliğe mi, ikiliğe mi?”

“İnsan kendini ancak sevgi aynasında görür.”

“Birbirlerini seven insanlar birbirleri için aynadırlar ve kendilerini birbirleri sayesinde görürler.”

“KALBİN NE DİYORSA, ONU YAP”

“Hayatta en zor görünen şeyin aslında en kolayı olduğunu öğreneli birkaç yıl oldu; Kendin olmak. Kendin olmak zor görünür çünkü insanlar sizi olduğunuz gibi kabullenmezler. Onlar sizin, sizden bekledikleri gibi olmanızı isterler.”

“İnsanların sizin hakkında ne düşündükleri zincirinden bir kurtulabilirseniz, özgürleşirsiniz.”

“Bir başkası olmak, bir başkası gibi davranmak beni yoruyor, çünkü her an bir hikaye yazmak zorundasınız.”

“Bazen bir dostun bakışı bile, kalbinizdeki cevabı duymaznıza yeter.”

“Yan yana olan dostları, gözler, eller, kollar birbirine bağlar. Uzakta olanları ise kalpler.”

“Bazen de esir olmak insanı özgürleştirir.”

“Hayatta kararsızlıktan daha zor, daha yorucu az şey vardır herhalde.”

“Bugüne kadar yaşadıklarım bana, yanlışlarımın bile beni doğruya yaklaştıran ya da yönlendiren adımlar olduğunu gösterdi.”

Güller Aşkı Anlatıyor:

Birinci Gül;

“Anlayamasak da aşkı arıyoruz. Aşk sonsuzluk olduğu için, aşkı ancak sonsuzluk anlar. İşte biz aşkı anlayabilmek için sonsuzluk olmak istiyoruz.”

“Ağaçlara bakın, güneşin sıcaklığıyla ısınmadan meyve vermezler. Bunun gibi, soğuk bir kalpte de Tanrı’nın meyveleri bitmez. Çünkü aşk kıvılcımlarının değmediği kalp ölü kalptir.”

“içimdeki benlik çok güçlü, bir türlü yenemiyorum onu, İşte ben o benliği yenmek için aşkı arıyorum.  Aşık olduğunuzda siz yoksunuzdur. Aşık olan ‘sen!’ der sadece, ‘ben!’ diyemez, dili tutulur. İşte benlik böyle yere serilir. Aşk ile ‘sen!’  dedikçe.”

İkinci Gül;

“Birileri bizi mutsuz ederek aslında sevgiye, aşka kaçmamız için bize bir şans veriyor.”

“Yere ve yeryüzüne ait şeyler kalbimi incitiyor, onları yerde bırakıp gitmek istiyorum. Gövdem yeryüzünde kalsın, ama kalbim ruhum göğe yükselsin.”

“Aşk unutturur herşeyi, ben de unutmak istiyorum. Aşkın unutturduğu şey kendindir. Çünkü kendini unutunca evreni hatırlarsın, evren de seni hatırlar ve kendinle yapayalnız değil, tüm evrenle yaşarsın hayatı. İşte ben bu yüzden aşık olmak istiyorum.”

Üçüncü Gül;

“Aşk kendini sevgili de bulmaktır. Bir gül kendi varlığını bir yana koyarsa eğer, geriye aşk kalır sadece.”

“Aşk tektir. Doğuda bir gülün içinde bulduğu aşk ile batıda ay ışığının altında yürüyen iki sevgilinin kalplerinde ki aşk aynıdır.”

“Biz aşkı arayan gülleriz. Ama bu, aşkı bulmadığımızı göstermez, aşkın sonu olmadığını gösterir sadece.”

“Kimimiz aşka aşık, kimimiz aşka dokundu, kimimiz aşkta yok oldu. Kimimiz aklını kaybetmiş bir deli, kimimiz susar belli etmez kendini, kimimiz çoşar çoşar tutamaz sözlerini. Ama sözler önemli değildir, önemli olan içimizde yanan ateştir. Çünkü ateştir eriten aşık olanı, sözler değil.”

Dördüncü Gül;

“Aşk tektir, ama sonsuz yüzü vardır. Sonsuz dalı olan bir ağaç gibi.”

“Ben size aşktan değil aşkın kalbime yansıyan yüzünden bahsedebilrim. Yoksa aşktan bahsettiğini söyleyen, aşkı kayıt altına alır, sınır koyar aşka. Oysa aşk sınır kabul etmez ve aşkı, aşktan başka kimse bilmez.”

“Ben istemediğim şeylere hiç dayanıklı değildim eskiden.  Ama istedim diye de dünya değişmezdi. Bu duruma çok bozulur, dünyayı acımazsızlıkla, beni umursamamakla suçlardım.  Ve ben suçladıkça daha fazla üzerime gelirdi herşey. Üzerime çöken karanlık daha da karanlık olurdu. Meğerse bunlar aşka çağrıymış. Kendime odaklı olmam mutsuzluk getiriyordu. Mutsuluğumun kaynağı kendi isteklerim,  kendi arzularım, kendi beklentilerimdi. Kendimi bir kenara koyduğumda onu gördüm. Üç aydır oradaymış. Yeni farkettim.  Aşık oldum. Benciliğimi ben değil aşk düzeltti.”

“Bir gül kendini unutunca ne olur biliyor musun. Sert esen ya da hiç esmeyen rüzgar, saklanan güneş, aralıksız yağan yağmur üzmez onu. Hayattaki zorluklar, acılar, sıkıntılar ateşten bir kıvılcımdır., içinizi yakar. Ama içiniz aşk ateşiyle yanmışsa zaten, ateş size dokunamaz. Ateş ateşi yakar mı hiç.”

“Dünya benim istediğim gibi dönseydi eğer ben aşkı hiç bulamayacaktım.

Beşinci Gül;

“aşkı tanımlayan sözler sonsuzdur ama hiçbiri aşkı tam anlatamaz. Aşkın sayısız yüzünden birini anlatır sadece. “

“Aşk, gidecek bir yerinin, yönelecek başka bir yönünün olmamasıdır. Aşıklar tutukludur., aşktan başka bütün yollar kapalıdır onlara. Zorunlu olmaktır aşk. İnat etmektir aşk. Bin kere kapı kapansa da binbir kere kapı çalmaktır. Aşk, aşktan başka bir derdinin olmamasıdır. Başka hiçbir dert dert değildir aşkın yanında.”

Aşk aklın pes etmesidir.  Mantıksızdır aşk, mantığı varsa aşk değildir zaten. Aşk seni senden alır, ama yerine bütün kainatı koyar. Onun için aşk, küçük bir gül iken, kainat olmak.”

Altıncı Gül;

“Bir gülü kainat yapan aşktır ama, bir gül bir gül ile kainat olur ancak. Sonsuzluğa birlik ile erişilse de, birliğe iki ile erişilir.”

“Bie bahçenin kuytusunda denize bakan iki güldük.  Ben aşıktım ona. Onu görüyordum, onunla nefes alıp veriyordum her an. Bu aşk her gecen zaman biraz daha sardı benliğimi.  Öyle ki ben  yoktum o vardı. Sadece gülüm kalınca evrende, bir anda bir ışık gördüm onun taç yaprakları arasında. O ışık gün geçtikçe büyüdü, büyüdü, büyüdü. Öyle ki, dallarının ve yapraklarının en ucuna kadar yayıldı. Hatta ondan akıp toprağa, toraktan akıp denize. Sonra bir rüzgar esti, aldı onu denizden, saçtı gökyüzüne ve ışık güneşe aktı böylece.Güneşle bir oldu ve güneş o ışığı taşıdı yeryüzünün her yerine. O an gördüm ki aşık olduğum gülüm de yok artık, ışık var sadece. O halde -aşkın sayısız yüzünden biri için- ben de diyebilirim ki, aşk ışıktır.”

“insanlar genelde gördüklerine inanırlar. Oysa hayat -hatta bilim bile- bize bugüne kadar gerçeğin görünenden çok farklı olduğunu kanıtlamıştır.”

“Cevabını bilmediğim bir konuda inanmak ya da inanmamak arasında seçim yapmam gerekirse, her zaman inanmayı seçerim. Çünkü inanmak güvenmektir, güvenmekte sevginin bir türevi.”

“iki insan arasında ki aşkın ilahi aşka götürmesi.. Buna inanıyordum. Aşk tekdi. Ve Tanrı belki de, iki insanın kalbi arasında akıp giden aşkı, sonsuz aşktan bir tat, ona götüren bir iz olarak koymuştu. “

AŞKIN RESMİ DÖRT SAYFADIR;

İlk Sayfası; kilitli kalp. Kalp her zaman doludur. İnsanlarla, nesnelerle, tutkularla beklentilerle. İnsanın kendi benliği de kalpte hep başköşededir.  Ve bu benlik, cimridir, kıskançtır, klabin içindekileri sahiplenir, kapısına kilit vurur.

İkinci Sayfası; Ateş. İnsan ruhundan gelen bir kıvılcımla aşk ateşine kapılırsa, o ateş her şeyi yakar.

Üçüncü Sayfa; Yanmış Bir Sayfa. İkinci sayfadaki aşk ateşi birinci sayfadaki her şeyi yakmıştır. Kalbi, kendi benliğimizi, içindeki herşeyi.

Dördüncü Sayfa; Boş Sayfa. Her kalp aşkı farklı şekilde yaşar. Al sana boş bir sayfa, aşkınla birlikte doldur onu. El ele verin, göz göze, kalp kalbe. Ve aşkın resmini bir de siz yapın.

 

Serdar ÖZKAN

Aşkın Resmi.

Foto. Alıntı :http://calikusuyla.blogspot.com.tr/

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Kitap Özeti – Aşkın Resmi – Serdar Özkan” için bir yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.